Meraklıları bilir ki orkideler çok hassas ve narin çiçekler. Bakımı için emek ve özen gerekir. Benim de en sevdiğim çiçek olur kendileri.
Zerafetine kapılıp aldığım orkidem ne kadar dikkat etsem de 2-3 ay kadar sonra, ilk fotoğrafta gördüğünüz gibi soldu, çiçeklerini döktü ve kurudu gitti maalesef. Yeniden çiçek açabilmesi için bir çok şey denedim. Ama olumsuz sonuçlandı.
Beni yakinen tanıyanlar bilirler ki kolay kolay pes etmem. Yine de çöpe atmadım o çiçeği. Sordum, araştırdım tekrar nasıl çiçek açtırabilirim diye. Orkideye verilen suyun, kullanılan toprağın, bulunduğu saksının, oda ısısının, aldığı güneş ışığının aslında ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Sonra bir bir bütün koşulları sağladım. Ve son zamanlarda aklıma geldikçe konuştum onunla. Dikkatimi çektikçe, su verdikçe konuştum.
Bugün eve geldiğimde -yaklaşık bir haftadır şehir dışındaydım- gördüm ki yemyeşil yaprakları var. Sağlıklı bir dalı ve üzerinde bir sürü tomurcukları var artık. Benim için gurur verici bir tablo…
Aslında kendime de size de söylemek istediğim şey şu sanırım.
Bazen bütün koşulları sağlasanız bile bir insana gösterebileceğiniz tüm sabrı da gösterseniz, verilebilecek en fazla emeği de verseniz, sevseniz, istediğiniz kadar konuşsanız da o tomurcukları açtıramazsınız.
Zira benim çok daha fazla sevgi ve emek verdiğim halde asla yeşertemediğim insanlar da oldu. Ama gördüm ki pes etmedikçe, umut var oldukça güzel şeyler de oluyormuş. Umut ettikçe özgürmüşüz meğer.
Sizin başarı tanımınız nedir bilemiyorum ama o kupkuru daldan sonra böyle güzel tomurcuklar açtırabilmek de bir başarı kıstasıdır benim için. Ve daima bir umut…
B.ŞAŞMAZ


